ARD Sigorta Aracılık Hizmetleri

NATO’nun Geride Bıraktıkları !

Yayınlama: 10.07.2026
17
A+
A-

Son bulan uluslararası bir toplantının geriye bıraktığı izlenimler, ABD Başkanı’nın her zamanki gibi sabah söyledikleri ile akşam söyledikleri arasındaki büyük farklılıkları ve belirsizlikleri yeniden gözler önüne serdi.

Trump, ülkemizden ayrılırken Ankara’yı beğenmiş ve adeta etkilenmiş bir görüntü çizdi. Öyle ki bir an düşündüm; yoksa bizden mi aday olacak diye!

Tekrardan konuya dönecek olursak; daha önceki yazımda da ifade ettiğim gibi, taahhütler konusunda aslan fare doğurmamış olsa da –yani tam anlamıyla bir kabul görmesek de– en azından CAATSA yaptırımlarından azat edilmişiz gibi bir hava var.

Bu yaptırımı vaktiyle uygulayan da yine Trump’dı, bugün kaldıran da yine Trump…

Tam bu noktada aklıma Mevlana’nın o meşhur sözü geliyor: “Dün dünde kaldı cancağızım, artık yeni şeyler söylemek lazım…” ifadeleri beynimde yankılanmaya başlıyor.

F35 konusunda ise ilk karşılamanın verdiği coşkuyla, Cumhurbaşkanı Erdoğan için “Dostum, yakın arkadaşım” diyerek öve öve bitiremediği o anlar… Ankara’nın o muazzam atmosferinden, yollarından ve çevresel etkilerinden söz etmeye başlayınca, hemen aklıma bir soru daha düştü: “Yoksa bizden mi aday olacak?”

Ancak Trump, asıl niyetini resmen geriye saklamış gibi, eski defterleri sürekli açıp duruyor.

“Temcit pilavı” gibi ısıtıp ısıtıp önümüze sürüyor. “Bir sözümle Rahip Brunson’ı özgürlüğüne kavuşturması hususunda verdiği destek için kendisine ayrıca bir kez daha teşekkür ederim, akıllı adamı severim” diyerek adeta eski bir krizi hatırlatıyor.

Tamam iyi de her defasında neden yüzümüze vurup duruyorsun Eyy Trump!

Arkadaş, biz bunu milletçe zaten ezberledik, senden daha iyi biliyoruz artık!

Dostuyla karşılıklı basına mülakat verirken F35 konusunda “olabilir” sinyalleriyle olumlu sözler sarf eden aynı Trump, maalesef ki ülkemizden ayrılırken, Basın toplantısında bu işin kendisini de aştığını ima ederek, kararın Kongre ve Temsilciler Meclisi’nin yetkisinde olduğunu belirten bir demeç verdi.

Trump’dan ve zirveden geriye kalanlar ile…

Masadaki Somut Adımlar ve Yanıt Bekleyen Sorular

Elbette bu zirveden somut kazanımlarımız da oldu. Örneğin, CAATSA yaptırımlarından azat edilmemiz ve geniş çaplı askeri ihtiyaçlar temini doğrultusunda ittifak üyelerine satış önünün açılması gibi…

Ancak birde madalyonun diğer yüzündeki sorular var.

  • Milli muharip uçağımız Kaan’ın F110 motorları planlandığı gibi gelecek mi?
  • F16’ların modernizasyon kitlerini eksiksiz elde edebilecek miyiz?
  • Her şeyden ötesi, eskiden olduğu gibi F35 projesinde yeniden yerimizi alacak mıyız?

Bu ve buna benzer soruların cevapları zaman içinde netleşecek. Ancak bu yansımaların etkilerini görebilmemiz için öncelikle somut ve fiziki adımların atılması yönünde hareketler öngörülmektedir.

Örneğin bu S-400’ler Çıkmazı gibi;

Milyarlarca dolar ödenerek alınan Rus S-400 füze sistemlerinin akıbeti ne olacak?

Bu sistemlerin üçüncü bir ülkeye satışı söz konusu olabilir mi? Olursa Ruslar buna izin verir mi?

İzin verilebileceğini düşünürsek, Ruslar bu durumdan nasıl istifade edeceklerdir?

Peki ya F35 hususunda ülkemize taahhüt edilen ancak teslimatı yapılmayan o uçakların teslimatı yapılır mı, yeniden programa dahil olur muyuz?

Yoksa bize yine, “Yunanistan ve İsrail ile aranızdaki buzları eritin” şartı mı dikte edilir?

Biraz daha geriye dönüp hafızamızı tazeleyelim mi?

Biz bu S-400’leri neden aldık, almak zorunda kaldık?

Rusların Su-24 model jet uçağını neden ve niçin vurduk?

Dış politikada atılan fevri ve istikrarsızlık adımlarının, diplomatik hataların, bu halkın sırtına yüklediği faturanın, bahse konu olan o milyarlarca dolarlık rakamlardan kat ve kat daha üstünde olduğunu biliyorsunuz, değil mi?

nuttunuz mu yoksa;

 

 

 

REKLAM ALANI