ARD Sigorta Aracılık Hizmetleri

Maden Mİ (!) ?

Yayınlama: 24.04.2026
Düzenleme: 24.04.2026 08:28
7
A+
A-

Nazım Aktaç Kaleminden Maden emekçisinden, ne istediniz de vermedi size? Emeğini verdi, Umudunu verdi, Yıllarını verdi, Gençliğini verdi, “Kısacası yaşamını verdi”.

Peki siz ne verdiniz.?  “Şiddeti verdiniz, Biber Gazını verdiniz, Cop ile destekleyip, Başkentin ayazını da verdiniz.    Daha yetmez mi?

Bir emekçinin serzenişini duyuyor musunuz? Ne diyor ki,

“Neden eziyorsunuz bizleri “!

Yahu, hakkını arayan emekçiyi neden eziyorsunuz ki?

Emekçi ne istedi sizden peki?Alın terini, Ekmeğini, Rızkını, İş güvenliğini, Hakkı olan Hakkını”! 

Neden istedi, niçin istedi?  “Hakkı olduğu ve Hak ettiği için, Günlerce, Aylarca, Hak edip beklediği, Helal rızkını, helalinden alamadığı için;

Hak ettiğini, Hakkını alabilmek için düştü yollara;

Aslın bu konuda bizim dinimizde güzelde bir Hadis vardır. “İşçiye ücretini alın teri kurumadan veriniz” der.

O zaman neden, Emekçinin alın terini ve iş güvenliğini niçin vermiyor, vermediniz?

———&——

  Gün geçmiyor ki, bir maden olayı yaşanmasın.

Bir Hak aramasından, yine bir hak aramasına”  

Vicdan ve hürriyet sahibi bir yurttaşsanız, vicdanınızda size de etki bırakıyor ise kayıtsız kalamazsınız.!

Siz hiç Atalarınızın Kemiklerini taşımak zorunda kaldınız mı, bırakıldınız mı”?    Bu sözlerin sahibi, “Ak Belenli, Esra Işık’

Madenin, bize kattığı katkılardan ziyade; bizden götürdüğü, doğanın talanı “asla mı, asla” kabul edilemez.

Bir bakalım mı, nedir bu hadise diye!

Yakın tarihimiz “Akbelen” ile başlayalım mı o zaman!

Daha önceki yazılarımda Empatiden” bahsetmiştim. Şimdi hepimiz bir “Akbelenli, Suruçlu, İkizdereli ve daha, daha niceleriyiz”    

Peki Biliyor muydunuz?

  • 2008-2023 arası 386 binden fazla (arama-işletme) maden ruhsatı verildiğini,
  • 2026 yılının başları itibariyle bu rakamın 7 bin 628 seviyesinde olduğunu,
  • Ruhsatlandırma Yoğunluğuna bir göz atalım mı, hangi alanlarda daha yoğunluğu görünüyor.” 24 ilde yaklaşık 20 bin maden ruhsatı ormanlık ve korunan alanları kapsadığını;

 Oysaki, Bugün “Akbelen” ve diğerleri nezdinde, bahse konu yerleşim alanları telaffuz edildiğinde, hafızalarımızda kalan Zeytinlik, Orman vb. Kömür veya farklı maden cevheri aramasına, açılması” şekliyle hafızamıza yerleşmiştir

Bu alanlar sizce, bu şekilde mi; hafızalarımızda yer edinmesi gerekiyordu?

Doğasıyla, Kültürüyle, Örfü ve Adetiyle” anılsa daha güzel bir yer edinmez miydi?

Tabiatımızın her santimine sahip çıkalım.

Yeşil’e, Doğamıza, Zeytinliklerimizin talan edilip yok edilmesine, sessiz ve kayıtsız kalmayalım” yarınlar geç olabilir.

Bir Kızılderili Atasözü derki!

“Son Irmak kuruduğunda,

Son ağaç yok olduğunda,

Son balık tutulduğunda; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak

Şef Seattle   1786 -1866

 

 

REKLAM ALANI