Onun adına “Cumhuriyet “denir

Yayınlama: 31.10.2026
6
A+
A-

Tam olarak 103 yıl önce başlayan esaretten kurtuluş mücadelesinin, bağımsız bir rejimin adının koyulduğu o günden bugüne dek tüm olumlu ya da olumsuz şartlara göğüs gererek kutladığımız zaferimizin adıdır     “Cumhuriyet“.

Cumhuriyetimizin 103. yılının icrasını; tüm ulusça ve uluslararası boyutta idrak etmenin mutluluğunu ve heyecanını bir kez daha yaşadık.

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere; onun silah arkadaşlarına, cumhuriyetimizin ilan edilmesinde ve kurulmasında emeği, sorumluluğu geçmiş olan herkese minnettarlıklarımı ve şükranlarımı sunar, aziz hatıralarının önünde canı gönülden teşekkürlerimi arz ederim.

Bizlere bu denli kapsamlı ve değerli bir eser bıraktıkları için minnettarız. Yaşasın tam bağımsız Cumhuriyet!

Bu bağlamda, geçtiğimiz hafta “Cumhuriyet Haftası” münasebetiyle birçok alanda ve meydanda, adeta bir coşku seli eşliğinde kutlamalar gerçekleştirildi.

Kutlamaların her birinin ayrı bir önemi vardı. Bu kutlamaların çok daha farklı kesimlere ulaşabilmesi ve birlik beraberliğin tam olarak tezahür etmesi adına dört bir yanda marşlar, halaylar, gösteriler, fener alayları ve daha nice etkinlikler ile bu büyük ebedi eser taçlandırıldı.

İş sadece meydanlarla da kalmadı; görsel ve yazılı basında da cumhuriyetin şanına yaraşır işlerin yapılması bizleri ayrıca gururlandırdı.

Alanında uzmanlaşmış, adeta ombudsmanlık unvanıyla taçlandırılmış değerli gazeteci ve köşe yazarlarının “Cumhuriyet Haftası” nedeniyle kaleme aldıkları birbirinden farklı yazıları okudum.

Her biri neredeyse anlaşmışçasına ayrı konuları ele almış, farklı pencerelerden meseleleri dile getirmişlerdi. Bu kıymetli yazıları üretenlerin her birine bir kez daha teşekkür ediyor; değerli üstatların kalemlerine ve yüreklerine sağlık diyorum.

Tabii ki bu değerli üstatların içinden bir yazı beni çok daha derin duygu ve düşüncelerin içine sevk etti.

Sözcü Gazetesi yazarlarından Saygı Öztürk’ün kaleme aldığı yazı, bir hayli dikkatimi çekmişti. “Vatanı kurtarmak için böyle yola çıktılar“ başlıklı bu köşe yazısını okumanızı siz değerli okurlara şiddetle tavsiye ediyorum.

Sizlere o yazıdan kısaca bir anekdot paylaşmak isterim:

Atatürk ve heyetinin 108 gün kaldıkları Sivas’tan Ankara’ya doğru yola çıkacakları günün ekonomik şartlarını ve imkânların ne kadar büyük zorluklar barındırdığını anlatan, tam anlamıyla ibretlik bir yazı bu…

Atatürk, yanındaki heyet ile Sivas’tan Ankara’ya seyahat edecektir.

Seyahat mı? Evet, bir seyahat; lakin nasıl bir seyahat olacak!

İçinde bulundukları mevsim, tabiri caizse zemheri bir kış ayı…

“Araç mı, lastik mi, benzin mi, veyahut birkaç adet somun ve yumurtadan mı bahsedeyim sizlere; Para mı daha niceleri” …

Siz değerli okuyucuları Saygı Öztürk’ün bu yazısını okumaya davet ediyorum.

İşte o zaman bu Cumhuriyetin nasıl, hangi zorlukları ve badireleri atlatarak kurulduğunu en iyi anlayanlardan biri olacak ve bu gerçeği bir kez daha idrak edeceksiniz.

 

 

 

 

 

 

REKLAM ALANI