Emek_ Li _Mi?
Emek_ Li _Mi?
Emek güzel!
Emek vermek daha güzel.
Peki “Emek-li-likte “güzel mi?
Bir “Emeğin” oluşumu, nasıl olur ki! “Alın teri, beden iş gücü, fiziksel ve biyolojik” bir eylemlerin bütünlüğüdür.
Bundan türeyerek gelen “Emekliliğinde, işte bu kadar güzel olması gerekmez mi”? En verimli günlerinizi, zamanınızı, geleceğiniz için tüketiyorsunuz.
Çünkü; gelecek zaman artık, daha ziyade kendinize ait bir sosyal hayatın, yaşamın başlangıcı olacaktır.
Bu durumda, Emek tükenince mi başlar? “Emeklilik”! Yasalar çerçevesinde, “EVET “! İş gücüne son verip, pasif sosyal yaşama bir nevi geçiş.
Sosyal Yaşam mı? “Özgürsünüz, bağımsızsınız, gününüzün tüm günü artık sizin tasarrufunuzda” oh ne kadar, Güzel değil mi?
Siz bu güzelliği, yazımın giriş kısmında ifade ettiğim gibi, Alın teri, beden iş gücü, fiziksel ve biyolojik” eylemler ile yerine getirdiniz.
Görev ve sorumluluğunuzu ifa ettiniz.
Peki, sizden sonra kimlerin “Sorumluluk ve Görevleri” başlıyor? Tabi ki, idari mercilerin. Buraya kadar her şey normal sürecinde işliyor, ilerliyor.
Madem ki, “EMEK” bitti.
Sıra da ne var “Emeklilik”!
Artık emeğinizin, hak ettiğiniz karşılığını alma vakti gelmiştir.
Şimdi emekli oldunuz.
Hayırlı olsun diyelim mi? Diyelim! Artık sizde bir emeklisiniz.
Peki emeklilik hakkı, bir yasal hakkın yanında, bir coğrafi kader de olabilir mi?
Sosyal yaşama entegre olup, daha da müreffeh bir yaşam sürdürmemiz en doğal hakkımız değil midir?
Madem ki, evet ise! Neden, ama neden sürdüremiyoruz?
Oysa ki, “Özgür olacak, mutlu olacak, huzurlu olacaktık” emekli olunca!
Bu ifade ettiklerim, hiç mi olmuyor? Oluyor, oluyor da!
Emeklilik iyi bir düşünce değil mi yoksa?
Emeklilik, elbette güzel bir duygu ve düşünce, lakin “Hakkınız olanı, hak ettiniz oranda, hak ettiğiniz sürece” alabilirseniz, işte o zaman güzel!
“Emek_li” Mİ? Emekten gelen, en doğal hakkını istiyor.
“Sadaka istemiyor ki. Alın terinin karşılığını istiyor”!
Emeklinin, hakkı budur diyorsanız “Asla mı, Asla HAYIR”! sizlere bu konuda katılmadığı mı, aynı fikirde buluşmadığımızı ifade etmek isterim.
Emekli artık, bir milletin, “Kıdemli Yurttaşı” sıfatı ve unvanını” taşımaktadır.
Yazımın bir mısrasında, şöyle bir ifade kullanmıştım ya! “Coğrafya emeklilikte kader midir diye” aslını sorarsanız,
“Evet”!
Bir Avrupa Birliği üyesi, ülkesi olmuş olsaydık, yaşam standartlarımızı rahatlıkla karşılayabilecek, oranda bir emeklilik maaşına haiz olacaktık, şeklinde bir görüşe hakimim.
Söz bitecek, şimdi rakamlar konuşacak o zaman!
Fransa: 1.400 (€)
İngiltere: Haftalık: 230,25 – 241,30 Pound Sterling (£
Aylık :965-1.000
Hollanda: 1.100-1.500 (€)
ABD : 2024 – 1.066 ($) dan, 1.900 ($) ‘a çıkmış.
Bulgaristan: ortalama 465 (€) en düşük asgari: 322 (€)
Almanya: 1300 – 1.552 (€) ortalama
Türkiye:
En Düşük SSK Maaşı: 2026 Ocak ayındaki düzenlemeyle en düşük emekli aylığı 20.000 TL’ye yükseltilmiştir.
En Yüksek SSK Maaşı: Tavandan (brüt asgari ücretin 7,5 katı) prim ödeyenler için maaşlar oldukça yüksek olup, 2026 başı itibarıyla 76.500 TL civarındadır.
27.04.26 Merkez Bankası Kuru: : (€) 52.94 / 20.000 TL ($) 45.03 / 20.000 377 (€) 444 ($) döviz cinsinde aylık kazanç.
Hadi birde, Enflasyona rakamlarına bakalım mı?
*İngiltere: 2025: %3 — 2026 %3,3 Mart ayı dikkate alındı.
*Fransa: 2025 : %1,7— 2026 %0,91
*Hollanda: 2025: %2,4—-2026 %2,7
*Almanya: 2025 %1.9—-2026 % 2.7
*ABD (Venezuela) : 2025 : % 618—–2026 :%649
(Arjantin) : 2025: %33.2—–2026: %32.6
*Türkiye: 2025: %30,87— 2026 mart %31,53 (Tabiri caiz ise Ülkemde ismi “Enflasyon Canavarı” şeklinde lanse edilmektedir.)
Canavarın, sizin emeğine olan yansımaları, hangi yönlü gerçekleşti peki?
Gelecek süreçte hangi yönlü olacağına dair bir öngörünüz var mıdır?
Maalesef ki., Enflasyonun bir” hissedilir boyutlusu”, ayrıca birde resmi olarak kâğıt üzerinde, adeta “kuş tüyü” boyutlu olmak üzere iki boyutlusu bulunmakta olduğu çok açık ve aşikârdır
Tüm veriler ışığında, durum ortada! İş Güç’ün de halen Aktif durumda olanların da! Emekli olup, emekleyerek hayatlarına devam edenlerinde, veryansın ettiği tek bir gerçek söz konusu o da! “İnsana, İnsan onuruna yakışır, yakışan bir yaşam sürdürmek istiyoruz.” En doğalda hakkımızdır.
Emeğe, Ekmeğe, Çalışanına, Emeklisine, en yüce mertebe saygı duyulup gösterilmesi umuduyla;
“Emek en yüce değerdir”
Ülkemizde peki, “Emeğini, Emekliliğini”, Hak ettiği ölçüde aldığına inanıyor musunuz?
