“Değerli Öğretmen Arkadaşlarımızla Dayanışma İçerisindeyiz”
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası önünde açlık grevi yapan öğretmenleri ziyaret ederek destek verdi.
Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Değerli öğretmen arkadaşlarımızla ve onların mücadelesiyle dayanışma içerisinde olduğumuzu göstermek için buradayız. Ben meslek olarak onlara çok yakınım. Çünkü ben de öğretmenim. Yıllarca üniversitede öğretim üyeliği yaptım ve hem yetişmelerine birçok öğretmen arkadaşımın vesile oldum hem de öğretmenliğin sorunlarını kendim de yaşayarak deneyimledim.
Öyle bir dönemden geçiyoruz ki eğitimin değil, eğitimsizliğin; seçkinliğin değil, vasatlığın; bilginin değil, cehaletin ön plana çıkartıldığı, övüldüğü, pohpohlandığı ve desteklendiği bir dönem bu. Bunun en çarpıcı ifadelerinden birisini hepiniz hatırlayacaksınız. Hiç utanmadan cahilleri sevdiğini söyleyen bir öğretim üyesi bunu somut bir şekilde ifade etmiş ve ödüllendirilerek terfi etmişti.
Böyle bir zihniyet hâkim olunca eğitimin çökmesi, öğretmenlerin de geri plana itilmesi, ekonomik olarak baskı altına alınması, atanmalarının gerçekleştirilmemesi günlük yaşamın ne yazık ki bir parçası oluyor. Oysa bu cumhuriyet bilgi zemininde ve öğretmenlerin omuzunda yükseldi. 21. yüzyılda da yine bilgi çağında yükseliş ancak eğitimle, bilgiyle gerçekleşebilir. Onu topluma, çocuklara ve gençlere taşıyacak olanlar da öğretmenlerdir.
Ancak üniversiteden binlerce, on binlerce genç öğretmen adayı mezun oluyor; atanamıyor. Atananlar ise aldıkları maaşla hayata zor tutunuyorlar. Öğretmenler arasında anlamsız ve öğretmenlerin haklı olarak tepki gösterdikleri değişik kademelendirmeler yapılıyor. Bu kademelendirmelerin yine gereksiz ve anlamsız mali ayrıcalıklar yarattığını görüyoruz.
Özetle, bütün bunların değişmesi ancak bugünkü bilim düşmanı, bilgi düşmanı, yetişmiş aydın yurttaş istemeyen sistemin değişmesiyle mümkün. Aksi halde parça parça sorunları çözmek, öğretmenin sorununu çözmek, eğitimin sorununu çözmek ne yazık ki mümkün değil.
Bütün bunlar kadar üzücü olan bir başka husus da burada en demokratik hakkını kullanan, anayasa ve yasalar çerçevesinde tepkisini ortaya koyan genç arkadaşlarımızın polisle karşı karşıya gelmek durumunda kalmaları. İnanılır gibi değil. İnsanlar yasa dışı, anayasayı çiğneyen bir eylem yapmıyorlarsa, barış içerisinde demokratik haklarını savunuyorlarsa neden onları polisle karşı karşıya bırakıyorsunuz?
Öğretmenler polisin de öğretmeni. Onları da öğretmenler yetiştiriyor. Ama bu ülkeyi yönetenler bir şeyi unutmasınlar. Napolyon’un bir sözü var: ‘Süngüyle her şeyi yapabilirsiniz ama üzerinde oturamazsınız.’”
