ARD Sigorta Aracılık Hizmetleri

Hareketsiz Yaşam Boyun Ağrılarını Tetikliyor

Hareketsiz Yaşam Boyun Ağrılarını Tetikliyor
REKLAM ALANI
Yayınlama: 25.05.2026
7
A+
A-

Günümüz iş hayatında uzun süre hareketsiz ve yanlış pozisyonda ekran başında vakit geçirmek, boyun ağrılarına ve ileri aşamalarda boyun fıtığına neden olabiliyor.

Boyun ağrısının modern çağın hastalıklarından biri olduğunu belirten Özel Sağlık Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Bülent Bozyiğit, bu hastalığın iş gücü kaybına, sosyal ve psikolojik sorunlara yol açtığına dikkat çekti.

SAAT BAŞI BOYNUNUZU HAREKET ETTİRİN

Kasların iskelet sistemini destekleyen yapılar olduğunu ve hareketsizlik nedeniyle zamanla zayıfladığını dile getiren Bozyiğit, “Geçmişte sanayi bu kadar gelişmemişken ve beyaz yakalılar bu kadar fazla değilken, bu tip rahatsızlıklar nispeten daha az görülüyordu. Ama hareketsizlik, birçok hastalıkta olduğu gibi boyun fıtıkları ve boyun ağrılarında da şu an en temel nedenlerden birisi. Masa başı uygunsuz pozisyonda saatlerce bilgisayarın karşısında oturmak kaslarda güçsüzlüğe neden oluyor. Kaslar ne kadar zayıf olursa, bu tarz hastalıklar da o oranda artıyor. Bir yerlerde bir ağrı varsa aslında bu vücudun alarmıdır. Bununla ilgili önlem almak gerekiyor. Mutlaka saatte bir öne, arkaya, sağa, sola boyun hareketleri yapmak ve kısa süreli yürümek gerekiyor” diye konuştu.

ÖNCE İLAÇ TEDAVİSİ

Boyun hastalıklarının bir diğer nedeninin de genetik yatkınlık olduğunu belirten Op. Dr. Bülent Bozyiğit, şunları söyledi: “Hastayı öncelikle çok iyi muayene ederek tanı koymak gerekiyor. Bu boyun ağrılarının nedeni genetik mi, duruş bozukluğu mu onu belirlemek çok önemli. Doğru tanı sayesinde doğru tedavi uygulamak mümkün. Öncelikle ilk aşamada hastanın durumuna göre ilaç tedavisi ve boynu desteklemek için boyunluk öneriyoruz. Boyunluğun, kasların yine zayıflamaması için çok uzun süre kullanılmasını önermiyoruz. Eğer hastanın ellerinde güç kaybı yoksa fizik tedavi uyguluyoruz. Eğer MR veya tomografide bir fıtıklaşma gördüysek bu hemen ameliyat edeceğiz anlamına gelmiyor. Öncelikle konservatif tedavilere yöneliyoruz”

BASKI VE AĞRI AZALTILIYOR

Op.Dr. Bozyiğit, “Eğer hasta güç kaybı yaşamıyorsa uygun hastaları seçtikten sonra bizim algolojik işlemler dediğimiz bir takım işlemler yapıyoruz. Bunlar önceden belirlediğimiz bölgede uygulanan nokta atışı epidural enjeksiyon, radyofrekans tedavisi ve nükleoplasti dediğimiz omurgadaki disklerin içerisindeki basıncı azaltacak teknolojik tedavi yöntemleridir. Nükleoplasti yönteminde fıtığın içine bir elektrotla girip, fıtıklaşmış dokuyu buharlaştırıyoruz; oradaki basınç ve ağrıyı azaltıyoruz. Radyofrekans tedavisiyle bu bölgede hem fıtığı bir miktar küçültüyoruz; hem de ağrıya neden olan sinirleri termal etkiyle yakarak o ağrıların önüne geçebiliyoruz. Nokta atışı enjeksiyonlarda ise sinir etrafına vermiş olduğumuz bir takım ilaçlarla hastanın ağrısını ortadan kaldırabiliyoruz. Hastanemizde bu ameliyatsız tedavi yöntemlerinin hepsini başarılı bir şekilde uyguluyoruz” ifadelerini kullandı.

MİKROCERRAHİ YÖNTEMİ BAŞARILI SONUÇLAR VERİYOR

Boyun gibi hassas bölgelerde mikrocerrahi yöntemiyle başarılı operasyonlar gerçekleştirdiklerini dile getiren Op. Dr. Bülent Bozyiğit sözlerine şöyle devam etti: “Mikrocerrahi yönteminde, küçük kesi ve özel cihazlarla kas ve dokulara zarar vermeden omurgadaki disklere müdahale ediyoruz. Öncesinde skopi cihazıyla boynun iç yapısını 3 boyutlu olarak inceleyerek işlem yapacağımız noktayı belirliyoruz. Bu operasyonlar daha az doku travmasına neden olduğu için hastanın iyileşme ve taburcu olma süresi de azalıyor. Hasta bir gün sonra evine dönebiliyor. Sürekli yatmak zorunda kalmadan, basit günlük işlerini tek başına yapabiliyor. 2 hafta kadar boyunluk kullandıktan sonra fizik tedaviye devam ediyor. Bu yöntem başarılı sonuçlar veriyor; hastalığın nüks etme oranı da çok az oluyor. Bu konuda deneyim sahibi ve benzeri birçok operasyon gerçekleştiren uzman hekimlerin özellikle tercih edilmesi gerekiyor”

 

REKLAM ALANI