“Kasten Çıkarılan Orman Yangınları Çevre Terörü Olarak Ele Alınmalıdır”

“Kasten Çıkarılan Orman Yangınları Çevre Terörü Olarak Ele Alınmalıdır”
REKLAM ALANI
Yayınlama: 10.08.2026
29
A+
A-

Bingöl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü ve çevre alanında yayımlanmış çok sayıda çalışmanın yazarı Doç. Dr. Emrah Akyüz, son dönemde yaşanan orman yangınlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Akyüz, iklim değişikliğinin yangın riskini artırdığına dikkat çekerken, insan eliyle ve özellikle kasıtlı olarak çıkarılan orman yangınlarının çok daha ağır bir hukuki ve toplumsal perspektifle ele alınması gerektiğini belirtti.

Son yıllarda iklim değişikliğinin etkilerinin giderek daha görünür hâle geldiğini ifade eden Doç. Dr. Emrah Akyüz, artan sıcaklıklar, uzun süreli kuraklık, azalan toprak nemi ve aşırı hava olaylarının orman yangınlarının ortaya çıkması ve hızla yayılması açısından son derece elverişli koşullar oluşturduğunu söyledi. Bununla birlikte Akyüz, bütün orman yangınlarının doğrudan iklim değişikliğiyle açıklanmasının doğru olmadığını, ihmal, dikkatsizlik ve kasıt gibi insan kaynaklı faktörlerin de yangınların ortaya çıkmasında önemli rol oynadığını vurguladı.

Akyüz, özellikle Antalya, Muğla ve Balıkesir gibi orman varlığı açısından son derece önemli illerde meydana gelen insan kaynaklı yangınların yalnızca yanan ağaç sayısı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Bir ormanı kasten yakmak yalnızca ağaçları yakmak değildir. Orada yaşayan binlerce canlıyı, ekosistemi, biyolojik çeşitliliği, toprağı, su kaynaklarını ve gelecek nesillerin sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını hedef almaktır. Bu nedenle kasıtlı olarak çıkarılan büyük ölçekli orman yangınlarının sıradan bir mala zarar verme veya çevre suçu anlayışının ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Doğaya ve topluma ağır zarar vermeyi amaçlayan kasıtlı orman yakma eylemleri, nitelikleri ve amaçları dikkate alınarak ‘çevre terörü’ kavramı çerçevesinde tartışılmalı; terör suçları kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hukuki ve akademik düzeyde ciddi biçimde ele alınmalıdır.”

Orman yangınlarının etkilerinin yangının söndürülmesiyle sona ermediğini belirten Akyüz, yanan alanlarda ekolojik sistemin yeniden oluşmasının onlarca yıl sürebildiğini ifade etti. Yangınların karbon emisyonlarını artırdığını, doğal karbon yutaklarını ortadan kaldırdığını, erozyon ve çölleşme riskini yükselttiğini, yaban hayatını yok ettiğini ve bölge halkının ekonomik ve sosyal yaşamı üzerinde uzun vadeli sonuçlar meydana getirdiğini belirtti.

“Kasten orman yakmak, etkileri bakımından yalnızca bugünü değil gelecek kuşakları da hedef alan bir eylemdir. Birkaç saat içerisinde meydana getirilen tahribatın ekolojik olarak telafisi bazen onlarca yıl alabilmektedir. Bu nedenle cezai yaptırımın belirlenmesinde yalnızca eylemin gerçekleştiği an değil, ortaya çıkan uzun vadeli ekolojik, ekonomik ve toplumsal zarar da dikkate alınmalıdır.”

Akyüz ayrıca Türkiye’de orman yangınlarıyla mücadelenin yalnızca yangın çıktıktan sonra gerçekleştirilen müdahaleler üzerinden yürütülmemesi gerektiğini belirterek erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi, yüksek riskli alanların teknolojik araçlarla izlenmesi, insan kaynaklı yangınlara yönelik önleyici tedbirlerin artırılması ve çevre suçlarına ilişkin caydırıcılığın güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Ormanlarımız millî servet olmanın ötesinde bütün canlıların ortak yaşam alanıdır. Ormanları korumak aynı zamanda suyu, toprağı, iklimi, biyolojik çeşitliliği ve insan yaşamını korumaktır. Bu nedenle kasıtlı biçimde ormanları hedef alan eylemlere karşı çok daha güçlü bir hukuki yaklaşım geliştirilmelidir. Çevre güvenliği artık millî güvenlik anlayışından bağımsız düşünülemez.”

Çevre politikaları alanındaki akademik çalışmalarıyla tanınan Bingöl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Emrah Akyüz, Çevre Biliminin ABC’si, Dünyayı Kurtar, Temiz Çevrenin Bilimsel Sırları ve Çevre Hakkında Bilinmeyen 100 Bilimsel Gerçek adlı kitapların da yazarıdır.

 

REKLAM ALANI