Ümit Özdağ, “Sevgili Öğretmenler, PKK Affı Yasasının Propagandasını Yapmaya İtiraz Edin”
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Eğitim İş Sendikası Genel Merkezi’ne gerçekleştirdiği ziyaretin ardından açıklamalarda bulundu.
Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Ankara’da sendikaları ve sivil toplum örgütlerini ziyaret ediyoruz. Sabah Türkiye Barolar Birliği’ne gerçekleştirdiğimiz ziyaretten sonra, şimdiye kadar Anadolu’da birçok şubesini ziyaret ettiğimiz Eğitim İş Genel Merkezi’ne bir ziyaret gerçekleştiriyoruz. Önümüzdeki günlerde Zafer Partisi’nin ‘Eğitimde Zafer’ adlı programını açıklamamızın öncesinde bu ziyareti gerçekleştirmiş olmaktan da ayrıca mutluluk duyuyorum.
Yeni eğitim yılının başlamasının arifesindeyiz. Buradan tekrar bütün öğretmenlere iki temel konuda çağrıda bulunmak istiyorum. Öncelikle hem sevgili öğretmenlere hem de sevgili öğrencilere bu eğitim yılında başarılar dilerken, Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullara yolladığı bir tebliğ ile PKK affı ile ilgili çıkan yasanın öğretmenler tarafından öğrencilere propagandasının yapılması istenmiş. Bu tebliğ okul müdürleri tarafından muhakkak öğretmenlere okunacaktır. Sevgili öğretmenler, bu gerçekleştiği zaman itirazınızı dile getirin ve şerh düşün imzanızı atarken bu propaganda sürecinin parçası hâline Türk eğitim sistemi getirilmemelidir. Okullarda gazilerin yakınları ve çocukları okuyor, şehit yakınları ve çocukları okuyor. Siz bir terör örgütüne af yasasının adına ne derseniz deyin, onu ne milli yapar ne de toplumsal dayanışma yasası yapar; bir PKK affı yasası. Ben zaten yüz binlerce öğretmenin büyük bir öfke ve kızgınlık içerisinde olduğunu bu konuda tahmin ediyorum ve bu itirazlarını da dile getirmelerini rica ediyorum.
İkinci rica ettiğim husus, gayri milli eğitimsizlik Bakanı diye nitelendirdiğim zat, İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı kavramlarını müfredattan çıkarmayı hedefliyor. Şu ana kadar yapılan düzenlemelerde görüyoruz ki Vahdettin de İngiliz zırhlısıyla kaçmıyor, Malta’ya herhalde turistik ziyarete gidiyor. Çocuklarınıza, öğrencilerinize İstiklal Harbi’ni öğretmeye devam edin. Kurtuluş Savaşı kavramını öğretmeye devam edin. Milli Mücadele, İstiklal Harbimizin, Kurtuluş Savaşımızın parçasıdır. Tabii ki Milli Mücadele kavramı da büyük bir önem taşımaktadır. Ancak Kurtuluş Savaşı’ndaki kurtuluşun Osmanlı’dan kurtulmak olduğunu düşünen, buna inanan sözde Eğitim Bakanı’nın bu politikasının çocuklarımızın zihinlerine zarar vermesine lütfen izin vermeyin.
Evet, Sayın Başkan, sizi ve arkadaşlarınızı ziyaret etmekten dolayı da gerçekten mutluyuz. Çalışmalarınızın Anadolu’da sonuçlarını ve milli, üniter, laik, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet hedefini eğitimde nasıl gerçekleştirmeyi hedeflediğini mutlulukla şimdiye kadar gördük. Bu ziyaretimiz sırasında da tekrar bu tespitimizi teyit etme imkânı bulduk. Size ve mesai arkadaşlarınıza ama tabii bütün öğretmen camiasına içten sevgi ve saygılarımı ve başarı dileklerimi iletiyorum. Aslında ben de sizden çok uzak değilim; ben de bir öğretmenim. Aynı meslekten geliyoruz.
Bana hep sorarlar, üniversite öğretmenliği ile ilkokul, ortaokul, lise öğretmenliği arasındaki fark nedir diye. Tabii en temel fark, sizlerin bir müfredata bağlı olarak eğitimi yapmanız; üniversitede ise üniversite öğretmenlerinin, yani diğer ifadeyle hocaların, dersin adı dışında içeriğiyle ilgili tamamen bağımsız olması, bağımsız bir müfredat yapması. Hatta çok iyi hatırlıyorum, asistanlığımın ilk yıllarında, şimdi rahmetli oldu, Erkan hocamız siyaset bilimi dersinde saz çalmış. Sene 88-89. Öğrencilerden birisi de dekana gitmiş. Ben de dekanın yanındaydım ve şikâyette bulundu: ‘Efendim, Erkan Hoca derste saz çaldı.’ Dekan Bey tabii deneyimli bir hoca, mükemmel bir cevap verdi. Dedi ki: ‘Erkan Hoca saz çaldıysa o dersin bir parçasıdır. Gelecek derste size neden saz çaldığını izah eder.’ Hakikaten de öyle olmuş. Ama neticede malzeme insan ve bilginin aktarılması farklı gibi görünse de özünde aynı şeyi yapıyoruz. Ben de sizin mesleğinizin bir parçasıyım, o anlamda.”
