ARD Sigorta Aracılık Hizmetleri

“İklim Krizine Karşı Elektrik Altyapısı Ortak Akılla Ve Doğru Planlamayla Güçlendirilmelidir”

“İklim Krizine Karşı Elektrik Altyapısı Ortak Akılla Ve Doğru Planlamayla Güçlendirilmelidir”
REKLAM ALANI
Yayınlama: 22.04.2026
4
A+
A-

Antalya’da kasım ayında yapılacak olan COP31 zirvesi ile ilgili açıklamada bulunan Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Şaban Tat, önemli çağrıda bulundu.

Antalya’nın ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi, yalnızca küresel iklim politikalarının tartışılacağı bir platform değil; aynı zamanda kentlerin altyapı dayanıklılığının da sorgulanacağı kritik bir dönüm noktasıdır. Bu süreçte elektrik altyapısı artık teknik bir başlık değil, doğrudan yaşam kalitesi, ekonomik sürdürülebilirlik ve kent güvenliği meselesidir.

Antalya özelinde tablo açıktır. Artan sıcaklıklar, yaygın klima kullanımı, kış aylarında elektrikli ısınma eğilimi ve turizm kaynaklı nüfus hareketliliği; kentin elektrik talebini her yıl daha yüksek seviyelere taşımaktadır. Bu artış, yalnızca mevcut sistemin işletilmesiyle değil, geleceği öngören bir planlama yaklaşımıyla yönetilebilir.

Bugün gelinen noktada elektrik altyapısı; üretimden iletime, dağıtımdan son kullanıcıya kadar bütüncül bir sistem olarak ele alınmak zorundadır. Bu sistemin sağlıklı işlemesi; TEİAŞ, TEDAŞ, AEDAŞ, BELEDİYELER ve ilgili tüm paydaşların eşgüdüm içinde hareket etmesini gerektirmektedir. Bu nedenle mesele, herhangi bir kurumun tek başına sorumluluğu değil; planlama, yatırım ve koordinasyon süreçlerinin birlikte ele alınması gereken bir sistem yönetimi konusudur.

Ancak burada altı çizilmesi gereken kritik bir gerçek vardır,

Enerji planlaması ile kent planlaması hâlâ aynı masada yapılmamaktadır.

Nüfus artış projeksiyonları, yeni yerleşim alanları, emsal artışları ve yapı yoğunlukları belirlenirken; bu kararların oluşturacağı elektrik yükü ve altyapı ihtiyacı çoğu zaman eş zamanlı olarak değerlendirilmemektedir. Oysa gerçek şudur: Bir şehirde yapılan her imar kararı, aynı zamanda bir enerji kararıdır.

Bu nedenle; nüfus artış senaryoları ile elektrik talep projeksiyonlarının birlikte ele alınması, imar planları hazırlanırken enerji altyapısının eş zamanlı projelendirilmesi, yeni yapılaşma alanlarında trafo, hat ve kapasite planlamasının baştan kurgulanması ve yerel yönetimler ile enerji kurumları arasında zorunlu teknik koordinasyon mekanizmalarının oluşturulması artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Öte yandan iklim kriziyle mücadelede elektrik mühendisliğinin rolü yalnızca mevcut sistemi korumak değildir; aynı zamanda dönüşümü yönetmektir. Bu kapsamda dağıtık üretim modellerinin yaygınlaştırılması, enerji depolama sistemlerinin altyapıya entegrasyonu, elektrikli araç şarj altyapısının planlı şekilde geliştirilmesi ve şebekelerde dijital izleme ile akıllı yönetim sistemlerinin yaygınlaştırılması gerekmektedir.

Ancak bu dönüşümün sağlıklı ilerleyebilmesi için en kritik unsur; öngörülebilir, istikrarlı ve mühendislik temelli bir planlama anlayışıdır.

COP31 gibi küresel ölçekte bir organizasyona ev sahipliği yapacak Antalya’nın; enerji altyapısını yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, geleceğin risklerine göre tasarlaması gerekmektedir.

Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi olarak çağrımız nettir: Enerji altyapısı planlaması ile kent planlaması aynı çatı altında ele alınmalı, ilgili tüm kurumlar arasında güçlü ve sürekli bir koordinasyon sağlanmalı ve Antalya’nın büyümesi mühendislik biliminin rehberliğinde yönetilmelidir.

Aksi takdirde bugün öngördüğümüz riskler, yarın günlük yaşamın olağan sorunları haline gelecektir.

REKLAM ALANI